Yayınevi: Yeni Aile Çocuk Yayınları

Çocuklara Iyileştirici Hikâyeler- 3.Cilt: (Obsesif Kompulsif Bozukluk, Uzun Tedavi, Yas, Iştahsızlık, Ayrılık Kaygısı, Olumsuz Benlik Algısı, Utangaçlık, Kaka Tutma, Yaygın Kaygı Bozukluğu) Editör: Kln. Psk. Talha Tolunalp - Yayın ön sipariştedir.

Stokta Var
%10
1.600,00 TL
1.440,00 TL
Ödeme sayfasında havale ile ödeme seçilirse %1,5 indirim!
İndirim fırsatı devam ediyor!
Gün :
Saat :
Dakika :
Saniye :
"Kargo günlerimiz, Pazartesi, Çarşamba, Cuma günü olmak üzere haftada üç gündür."
Kampanya
  • Ürün Özellikleri
  • Yorumlar (0)
  • Teslimat ve İade Koşulları
  • Ödeme Seçenekleri
  • Tavsiye Et
  • ÖZELLİKLER
    Adı
    Çocuklara İyileştirici Hikayeler 3.Cilt
    “9 farklı terapötik çocuk hikâyeleri ve terapötik etkinlikler” + Söyleşi hediyeli
    Yayın Editörü
    *Talha Tolunalp, Klinik Psikolog
    Konular ve Yazarlar

    *Takıntı’nın Tıkırtısı “Kln. Psk., Ayşe Refia Uysal Ilgar”

    *Yavru Kuşun Tedavisi “Psikolog, Büşra Çalışkan Binici”

    *Ölüm Ne Demek? “Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt., Emine Ergen Gürbüz”

    *Tat Dedektifi “Gonca Nur Demir”

    *Elif Ayrılığa Alışıyor “Kln. Psk., Merve Araç”

    *Köstebek Kavi Kendini Keşfediyor “Psikolog, Ayşe Merve Tütüncü”

    *Pembe Yanaklı Kız “Öğretmen, Özlem Yıldız”

    *Kakasını Yapmayan Çocuk “Okul Önc. Öğrt., Şeyma Biçer Sancaktutan”

    *Mete Kaygılarından Kurtuluyor “Pskikolog, Zeynep Yardımcı”

    Katkıda Bulunanlar 
    *Dr. Mehmet Teber
    *Talha Tolunalp, Klinik Psikolog
    *Elif Konar Özkan, Çoc. Gel. Uzm. Öğr. Gör.

    *Feyza Karayazı, Uzm Psikolog
    *Burcu Koç, Uzm Psk. Dnş.
    Çizer/ler
    *Aslıhan Mestanoğlu
    *Elif Boyraz
    Terapötik Söyleşi Programı 

    *Moderatör: Yeni Aile Yayınları

    Söyleşi İzleme 
    Kitapla birlikte verilen “Söyleşi, Atölye, Eğitim Bilgi Formu” içeriğinde bildirilen bilgileri iletmeniz akabinde söyleşi programı adresinize dijital olarak iletilecektir. Söyleşi programı 2026-2027 döneminde yapılacaktır.
    Yayınevi
    Yeni Aile Çocuk Yayınları
    Kimler Okuyabilir?
    *Çocuklarla çalışan uzmanlar
    *Eğitimciler
    *Ebeveynler
    Yaş Grubu 
    3+ Yaş
    Kitap Ebat 
    24×22
    Sayfa Sayısı
    224+ Kapak 
    Kapak Baskı 

    Amerikan Cilt- Kulakçıklı- 4 Renk

    İç Baskı 
    01. Hamur- 4 Renk ve Özel Çizimli
    Orijinal-Basım Dili
    Türkçe
    ISBN
    978-625-92280-9-9
    Ön Sipariş

    Yayın ön sipariş aşamasındadır. 20-30 Ağusto arasında sevkiyat yapılacaktır.

    cilt-3-banner-K.jpg (280 KB)

    Çocuklara İyileştirici Hikayeler 3.Cilt
    "9 farklı terapötik hikâye, terapötik etkinlikler ve terapötik söyleşi programları"

    Editör: Talha Tolunalp, Klinik Psikolog 

    Terapötik Süreçler, Çocuklar ve Terapötik Hikâyeler Hakkında

    Terapötik hikâyeler, çocukların duygularını anlamalarına, yaşadıkları zorluklarla baş etmelerine ve kendilerini daha güvende hissetmelerine destek olan özel olarak kurgulanmış anlatılardır. Bu hikâyeler; çocuğun iç dünyasına nazikçe dokunarak sorunlarını anlamalarına yardımcı olurken o anda yaşadıkları korku, öfke, üzüntü vb. duygularını tanımasına ve ifade etmesine destek olur.

    Bu kitapta yer alan 9 terapötik hikâye ve farklı terapötik etkinlikler, çocukların gelişim süreçlerinde karşılaşabilecekleri durumları anlamlandırmalarını kolaylaştırırken; onlara yalnız olmadıklarını hissettirir ve çözüm yollarını keşfetmeleri için güvenli bir alan sunar.

    Terapötik hikâye tekniği kullanılarak hazırlanan bu kitapta; çocuk psikolojisinde önemli bir yere sahip 9 farklı terapötik konu, Klinik Psikolog Talha Tolunalp editörlüğünde alanında uzman 9 ismin katkısıyla ele alınmıştır.

    Kitabın arka bölümünde ebeveynler, eğitimciler ve uzmanlar için hazırlanmış terapötik öneri ve etkinlikler yer almaktadır. Bu bölümün, hikâyeleri çocuklarla paylaşmadan önce okunması önerilir.


    Yayın İçeriği

    • 9 Terapötik Hikâye

    • Terapötik Etkinlikler

    • Terapötik Söyleşi Programları

    • Uzman, eğitimci ve ebeveynlere öneriler

    Yayın, Klinik Psikolog Talha Tolunalp Editörlüğünde 9 terapötik hikâye yazarı tarafından hazırlanmıştır.

    Yazarlar, Yeni İnsan Akademi tarafından Terapötik Hikâye Yazarlık Atölyesi’nde eğitim alan ve mezun olan uzmanlardan oluşmaktadır.

    Eğitimler ve hikâye metinlerinin pedagojik onayları; terapötik hikâyeler konusunda ülkemizin önde gelen uzmanlarından Dr. Mehmet Teber, Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan ve Klinik Psikolog, Talha Tolunalp tarafından yapılmıştır.

    Terapötik hikâyelere ve söyleşi programına ait detaylar alt bölümlerde verilmiştir.




    cilt-3-banner-U.jpg (683 KB)

    Sette Yer Alan Kitaplar ve Yazarları

    • *Takıntı’nın Tıkırtısı “Kln. Psk., Ayşe Refia Uysal Ilgar”

      *Yavru Kuşun Tedavisi “Psikolog, Büşra Çalışkan Binici”

      *Ölüm Ne Demek? “Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt., Emine Ergen Gürbüz”

      *Tat Dedektifi “Gonca Nur Demir”

      *Elif Ayrılığa Alışıyor “Kln. Psk., Merve Araç”

      *Köstebek Kavi Kendini Keşfediyor “Psikolog, Ayşe Merve Tütüncü”

      *Pembe Yanaklı Kız “Öğretmen, Özlem Yıldız”

      *Kakasını Yapmayan Çocuk “Okul Önc. Öğrt., Şeyma Biçer Sancaktutan”

      *Mete Kaygılarından Kurtuluyor “Pskikolog, Zeynep Yardımcı”

      Terapötik Hikâye Yazarlık Atölyesi mezunlarımızı tebrik ediyor, hazırladıkları bu kıymetli eserlerin pek çok çocuğa, aileye ve uzmana rehber olmasını diliyoruz.

      1.Terapötik Hikâye
      --------------------------

      TAKINTI’NIN TIKIRTISI
      “Çocuklarda obsesif kompulsif bozukluğu anlama konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Ayşe Refia Uysal Ilgar, Klinik Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK
      Yazar: Ayşe Refia Uysal Ilgar, Klinik Psikolog
      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), çocukların istemedikleri halde akıllarına gelen rahatsız edici düşüncelerle baş etmeye çalıştıkları bir süreçtir. Bu düşünceler çocuklarda kaygı, korku, huzursuzluk ya da suçluluk hissi yaratabilir. Çocuklar, bu rahatsız edici düşünceleri azaltmak veya kontrol edebilmek için bazı davranışları tekrar tekrar yapma ihtiyacı hissedebilirler. El yıkama, kontrol etme, sayma ya da belirli davranışları aynı şekilde tekrar etme gibi durumlar bu sürecin bir parçası olabilir. OKB yaşayan çocuklar zaman zaman kendilerini yorgun, yalnız ya da anlaşılmamış hissedebilirler. Özellikle aile desteği, güvenli ilişkiler ve çocuğun duygularını rahatça ifade edebildiği ortamlar, bu süreçle baş etmesini kolaylaştırabilir.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun yaşadığı zorlayıcı düşünce ve davranışları anlamlandırmasına, duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmesine ve bu süreçle baş etme becerilerini güçlendirmesine destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bahar da dışarıda oynamayı çok severmiş. Ama sokağa çıkınca ellerinin kirleneceğini düşünürmüş. Azıcık sokağa çıksa hemen eve gelirmiş. 

      Annesi, Bahar’ın üzgün olduğunu fark etmiş. Bahar’a sarılmış. “Yavrucuğum ne oldu?” diye sormuş. Bahar onu rahatsız eden düşüncelerini anlatmaya başlamış. “Oyuncak ayına isim verdiğimiz gibi rahatsız edici düşüncelerine de isim verebiliriz” demiş annesi. “Benzer düşüncelerin olduğunda, tıkırtısından tanıyabilirsin böylece.” Rahatsız edici düşünceler geldiğinde artık onları tanıyormuş. 

      2.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      YAVRU KUŞUN TEDAVİSİ

      “Tedavi süreci destek konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Büşra Çalışkan Binici, Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Büşra Çalışkan Binici, Psikolog

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Bazı çocuklar yaşadıkları hastalık ve tedavi süreçlerinde duygularını anlamakta ve ifade etmekte zorlanabilirler. Kendilerini kaygılı, korkmuş, üzgün ya da güvensiz hissedebilir; süreçte karşılaştıkları belirsizlikler nedeniyle endişe yaşayabilirler. Tedavi sürecinin uzunluğu, yaşanan değişimler ve bilinmeyen durumlar çocukların iç dünyasında zorlayıcı duygular oluşturabilir. Bu süreçte çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, güven duymak ve duygularını rahatça paylaşabilecekleri destekleyici bir ortamda bulunmaktır. Sevgi dolu ilişkiler, sabırlı bir yaklaşım ve güven veren destekler çocukların iyileşme sürecini güçlendirebilir.

      Bu terapötik hikâye, çocukların hastalık ve tedavi süreçlerinde ortaya çıkan kaygı, korku, üzüntü ve belirsizlik gibi duygularını tanıma, anlamlandırma ve ifade etme süreçlerini ele almaktadır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bir gün yavru kuş uçarken ağaca çarpmış. Canı çok acımış. Annesi ve babası onu Doktor kuşun yanına uçurmuşlar. Doktor kuş, yavru kuşu muayene etmiş. Sonra ona durumu açıklamış: “Biliyor musun yavru kuş kanadın kırılmış. İyileşmen için Kuş hastanesinde bir süre tedavi olman gerekecek.” demiş. Yavru kuş şaşırmış. Annesine sarılmış. Annesi “Biz de yanında olacağız.” deyince biraz rahatlamış. Babası “Tedavide sana özel ilaçlar verilecek. Ufak iğneler yapılacak.” demiş. 

      3.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      ÖLÜM NE DEMEK?

      “Yas sürecine destek konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Emine Ergen Gürbüz, Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt.

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Emine Ergen Gürbüz, Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt.

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Yas süreci, çocukların bir kaybın ardından yaşadıkları duygusal değişimlere uyum sağlamaya çalıştıkları doğal ve zorlayıcı bir süreçtir. Her çocuk kaybı farklı şekilde deneyimler ve bazı çocuklar yaşadıkları duyguları anlamlandırırken daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilirler. Bu süreçte çocuklar üzüntü, korku, öfke, yalnızlık ya da güvensizlik hissedebilirler. Çocuğun yaşadığı duyguların anlaşılması, duygularını ifade etmesine alan tanınması ve güven veren bir yaklaşımla desteklenmesi, yas sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilir. 

      Bu terapötik hikâye, çocuğun kayıp ve yas süreciyle ilgili yaşayabileceği kafa karışıklıklarını anlamlandırmasına ve duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmesine destek olmak amacıyla hazırlanmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Günlerden bir gün babası kaza yapmış. Birkaç gün hastanede kalmış. Kaan endişelenmiş. Annesi saçlarını sevmiş. "Babanın durumu maalesef kötü. Doktorlar iyileştirmeye çalışıyorlar." demiş. Kaan annesine sarılmış. Birlikte ağlamışlar. Birkaç gün sonra annesi; "Doktorlar çabalamışlar ama iyileştirememişler. 

      Maalesef baban öldü yavrucuğum." demiş. 

      Kaan ölümün ne olduğunu tam bilmiyormuş. Ama babasını göremeyeceğini tahmin ediyormuş. Annesine sarılarak çok ağlamış. Birkaç gün sonra sakinleşmiş. Annesinin dizine yatmış. "Anne ölüm ne demek?" diye sormuş. Annesi açıklamış: "Yavrucuğum ölüm hayatın sona ermesidir. Ölünce bedenimiz hareket edemez. Canlılar doğar, büyür ve ölür." 


      4.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      TAT DEDEKTİFİ 

      “Çocuklarda iştahsızlık süreci konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 
      Gonca Nur Demir

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Gonca Nur Demir

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Bazı çocuklar yeni yiyecekleri denemekte zorlanabilir, bazı tatlara karşı mesafeli davranabilir ya da yemek zamanlarında kaygı yaşayabilirler. Çocuklar bazen yiyeceklerin kokusundan, dokusundan ya da tadından rahatsız olabilir; bu durum onların yemek saatlerinden kaçınmalarına veya sınırlı yiyecek tercih etmelerine neden olabilir. Yeni tatlarla karşılaşmak çocuklar için zaman zaman zorlayıcı bir deneyim haline gelebilir. Bu süreçte çocukların anlaşılmaya, zorlanmadan desteklenmeye ve güvenli bir şekilde yeni deneyimler yaşamaya ihtiyaçları vardır

      Bu terapötik hikâye, çocuğun yeni yiyecekler ve farklı tatlarla ilgili yaşayabileceği kaygıları ve soru işaretlerini anlamlandırmasına destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bir gün Akif kendini çok yorgun hissetmiş. Ailesi onu doktora götürmüş. Doktor gülümseyerek sormuş: “Akif, iyi beslenmek ne demek, biliyor musun?” Akif düşünmüş, sonra cevaplamış: “Çok yemek yemektir.”
      Doktor başını sallamış: “Aslında çok yemek faydalı değildir. Vücudunun ihtiyacı kadar yemen yeterlidir.”

      “Doyduğunu hissettiğinde, işte o zaman tamamdır.” Sonra bir soru daha sormuş: “Akif sen tat dedektifini duydun mu hiç?” Akif şaşırmış: “Tat dedektifi mi? O da kim?” Doktor gülümsemiş: “O, dilimizin içindeki gizli dedektiftir! Bir lokma aldığında hemen göreve başlar. Tatlı mı bu? Hmm, ne güzelmiş! Aaa, şimdi de ekşi bir tat geldi — yoksa turşu mu bu?” “Tat dedektifi her lokmada yeni lezzetlerin izini sürermiş.”

      5.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      ELIF AYRILIĞA ALIŞIYOR

      “Ayrılık kaygısıyla başa çıkma konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 
      Merve Araç, Klinik Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Merve Araç, Klinik Psikolog

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Ayrılık kaygısı, çocukların kendilerini güvende hissettikleri kişiden ayrıldıklarında yoğun kaygı ve endişe yaşamalarına neden olabilen bir durumdur. Çocuklar ayrılık sırasında ağlama, yalnız kalmak istememe, korku yaşama ya da sürekli yanında birini isteme gibi tepkiler gösterebilirler. Bu durum zaman zaman hem çocuklar hem de ebeveynler için zorlayıcı olabilir. Ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar kendilerini güvensiz hissedebilir ve yeni ortamlara uyum sağlamakta zorlanabilirler. Çocukların bu süreçte anlaşılmaya, güven duymaya ve duygusal olarak desteklenmeye ihtiyaçları vardır.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun ayrılık kaygısı ile ilgili yaşayabileceği korku, endişe ve soru işaretlerini anlamlandırmasına destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Elif’in bir özelliği varmış. Odada tek kaldığı zaman rahatsız oluyormuş. Tek kaldığını fark edince hemen annesinin yanına gidiyormuş. Gece uyurken annesini istiyormuş. Annesini göremediği zaman başına kötü bir şey geleceğini düşünüyormuş. 

      Anne babası Elif’in neden böyle davrandığını anlamak istemişler. Okuldaki rehber öğretmene gitmişler.

      Öğretmen annesinin anlattıklarını dinlemiş. “Elif’te ayrılık korkusu var. Bazı çocuklarda böyle oluyor. Okula alışamayan diğer çocuklar da sabahları ağlıyor” demiş. 

      6.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      KÖSTEBEK KAVI KENDİNİ KEŞFEDİYOR

      “Olumsuz benlik algısını anlama konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Ayşe Merve Tütüncü, Öğretmen-Çocuk Gelişimci

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Ayşe Merve Tütüncü, Öğretmen-Çocuk Gelişimci

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp



      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Olumsuz benlik algısı, çocukların kendilerini başkalarıyla kıyasladıkları, yeterli, başarılı ya da değerli olup olmadıklarını sorguladıkları dönemlerde ortaya çıkabilen duygusal bir süreçtir. Özellikle çocukluk döneminde çocuklar; fiziksel özellikleri, becerileri ya da başarıları üzerinden kendilerini değerlendirmeye başlayabilirler. Bu süreçte bazı çocuklar kendilerini yetersiz hissedebilir, hata yaptıklarında kendilerine karşı sert davranabilir ya da başkaları gibi olmak isteyebilirler.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun olumsuz benlik algısıyla ilgili yaşayabileceği duygu ve düşünceleri anlamlandırmasına destek olmak amacıyla hazırlanmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Okuldan eve dönünce “Köstebek olmak istemiyorum. Köstebekler farklı değil, ilginç değil.” diyerek ağlamış. Annesi ve babası Kavi’ye sarılmış ve öpmüş. Küçük kulaklarına Kavi’yi çok sevdiklerini fısıldamışlar.  Sabah olunca babası Kavi’ye, bugün kahvaltıyı beraber hazırlayalım, demiş. Hep beraber toprağın altında yemeklerini aramaya başlamışlar. 

      Annesi Kavi’yi övmüş, babası kahvaltıya sınıf arkadaşlarını davet etmiş. Arkadaşları Kavi’nin bulduğu lezzetli yiyecekleri çok sevmiş. Zürafa toprağın altına ulaşamadığını, Fil burnunun kazamadığını, Bukalemun ise sadece toprağın üstünde yaşayabildiğini anlatmış. Kavi, herkesin farklı yeteneklere sahip olduğunu ve kendisinin de çok özel bir köstebek olduğunu anlamış. O günden sonra kendi güçlü yönlerini fark etmiş ve kendisi olmaktan mutluluk duymuş.



      7.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      PEMBE YANAKLI KIZ

      “Çocuklarda utangaçlığı anlama süreci konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Özlem Yıldız, Öğretmen

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Özlem Yıldız, Öğretmen

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Zorbalık, çocukların okul dönemlerinde karşılaşabileceği, sosyal ilişkileri ve duygusal dünyayı etkileyebilen önemli bir konudur. Çocuklar bu süreçte bazen arkadaşlarıyla anlaşmazlık yaşayabilir, istemeden birinin duygusunu incitebilir ya da kendilerini dışlanmış, yalnız veya anlaşılmamış hissedebilirler. Bu durum, onların sosyal ilişkileri öğrenme sürecinin ve empati becerilerinin gelişiminin bir parçası olarak da ele alınabilir.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun utangaçlıkla ilgili yaşayabileceği duygu ve düşünceleri anlamlandırmasına ve sosyal ortamlarda kendini ifade etme sürecine destek olmak amacıyla yazılmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Esma bazen annesiyle parka gidermiş. Parkta önce oyun oynayan çocukları izlermiş. Birisi adını sorduğunda ise utanırmış. Hemen annesinin arkasına gizlenirmiş. Utanınca yanakları pembeleşirmiş.

      Ailesi Esma’nın arkadaş edinememesine üzülüyormuş. Fakat bu konuda ne yapacaklarını da bilemiyorlarmış. Bunun için öğretmeniyle görüşmeye karar vermişler. Öğretmeni de Esma’ya yardımcı olmak istiyormuş. Dersten sonra öğretmeni konuşmak için Esma’nın yanına gitmiş.

      ” Biliyor musun çocukken ben de biraz utangaçtım.” demiş öğretmeni gülümseyerek. Esma hafifçe başını kaldırmış, öğretmeninin yüzüne bakmış. “Peki, utanınca sizin de yanaklarınız pembeleşiyor muydu?” diye sormuş. Tabi bu arada yine pembeleşmiş. Esma öğretmenini çok seviyormuş. Onunla konuşunca rahatlamış. 



      8.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      KAKASINI YAPMAYAN ÇOCUK

      “Çocuklarda kaka tutmayı anlama konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Şeyma Biçer Sancaktutan, Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK
      Yazar: Şeyma Biçer Sancaktutan, Psikolog
      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Bazen vücudumuz, sessizce bazı sinyaller göndererek bizimle konuşmaya çalışır. Ancak bu sinyalleri fark etmek her zaman kolay değildir; özellikle tuvalet ihtiyacını erteleyen ya da tutan çocuklar için bu ses bazen duyulmaz hale gelebilir. Kaka tutma davranışı, dışarıdan yalnızca bir tuvalet alışkanlığı gibi görünse de aslında çocuğun duygusal dünyasında yaşadığı zorlanmaların ve kontrol ihtiyacının bir yansıması olabilir. Çocuklar kimi zaman korku, kaygı, çekinme ya da alışkanlıklarla bu bedensel sinyalleri erteleyebilirler.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun kaka tutma davranışı ile ilgili aklına gelebilecek soru işaretlerine cevap bulmasını sağlamak amacıyla yazılmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bu duruma çok üzülen anne ve babası Ali’yi bir uzmana götürmüşler. Bu uzman çok bilgiliymiş. Çocukların sorunlarını anlıyormuş.

       Ali’nin de sorununu hemen anlamış. Ona demiş ki: ‘Galiba sen kakanı yaparken canının acımasından korkuyorsun’. Üzgünce ‘Evet’ demiş Ali.

      Uzman: ‘Korkunu anlıyorum Aliciğim ama kakanı tuttukça karnında birikir. Biriken kakalar sertleşmeye başlar. Sertleşince de kakanı yaparken canın acır. Kakan geldiğinde hemen yapmalısın’ demiş.

      Ali bunları duyunca şaşırmış. Artık kakası geldiğinde tutmaması gerektiğini biliyormuş. Uzman ona bir de ilaç vermiş. Bu ilaç kakasını yumuşatacakmış.

      9.Terapötik Hikâye
      ---------------------------

      METE KAYGILARINDAN KURTULUYOR

      “Yaygın kaygı bozukluğu konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Zeynep Yardımcı, Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Zeynep Yardımcı, Psikolog

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Kaygı, çocukların günlük yaşamlarında zaman zaman deneyimleyebileceği doğal bir duygudur. Çocuklar kendilerini belirsiz, güvensiz ya da kontrol edemedikleri durumlar içinde hissettiklerinde kaygı yaşayabilirler. Bu duygu her zaman olumsuz değildir; uygun düzeyde olduğunda çocuğu dikkatli olmaya ve kendini korumaya da yardımcı olabilir. Ancak kaygının yoğunlaştığı ve uzun sürdüğü durumlarda çocuğun günlük yaşamını, ilişkilerini ve duygusal dengesini zorlayabilir.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun kaygı ile ilgili aklına gelebilecek soru işaretlerine cevap bulmasını sağlamak amacıyla yazılmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Mete sabahları uyanır uyanmaz o gün olacaklar ile ilgili düşünmeye başlarmış.
      Bazen “ya okula yetişemezsem” diye düşünürmüş. Bazen de “bana bir şey olursa” diye düşünürmüş.

      Böyle düşünceler aklına hep gelirmiş. Bu düşünceler onu rahatsız edermiş.
      Bu yüzden herkesten çekinirmiş. Bir gün Mete’nin annesi yanına gelmiş.
      “Mete sabah kalktığında aklına rahatsız edici düşünceler geliyor. Bu düşünceler seni çok yoruyor” demiş.

      Mete’yi bir oyun ablasına götüreceğini söylemiş. Oyun ablası Mete ile oyunlar oynamış. Ona hikâyeler anlatmış. Ve demiş ki; “Kaygılar kafanın içindeki gerçek olmayan seslerdir.
      O sesleri duymazsan hayatına rahatça devam edersin.” Mete bunları duyunca şaşırmış. Oyun ablası, “Herkes kaygılanır. Aslında azıcık kaygı iyidir ama çok olursa rahatsız eder” diye devam etmiş.

      Mete’ye kaygılandığında neler yapması gerektiğinden bahsetmiş.

      TAKINTI’NIN TIKIRTISI
      “Çocuklarda obsesif kompulsif bozukluğu anlama konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Ayşe Refia Uysal Ilgar, Klinik Psikolog

       

      YAYINA HAZIRLIK
      Yazar: Ayşe Refia Uysal Ilgar, Klinik Psikolog
      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

       

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), çocukların istemedikleri halde akıllarına gelen rahatsız edici düşüncelerle baş etmeye çalıştıkları bir süreçtir. Bu düşünceler çocuklarda kaygı, korku, huzursuzluk ya da suçluluk hissi yaratabilir. Çocuklar, bu rahatsız edici düşünceleri azaltmak veya kontrol edebilmek için bazı davranışları tekrar tekrar yapma ihtiyacı hissedebilirler. El yıkama, kontrol etme, sayma ya da belirli davranışları aynı şekilde tekrar etme gibi durumlar bu sürecin bir parçası olabilir. OKB yaşayan çocuklar zaman zaman kendilerini yorgun, yalnız ya da anlaşılmamış hissedebilirler. Özellikle aile desteği, güvenli ilişkiler ve çocuğun duygularını rahatça ifade edebildiği ortamlar, bu süreçle baş etmesini kolaylaştırabilir.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun yaşadığı zorlayıcı düşünce ve davranışları anlamlandırmasına, duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmesine ve bu süreçle baş etme becerilerini güçlendirmesine destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bahar da dışarıda oynamayı çok severmiş. Ama sokağa çıkınca ellerinin kirleneceğini düşünürmüş. Azıcık sokağa çıksa hemen eve gelirmiş. 

      Annesi, Bahar’ın üzgün olduğunu fark etmiş. Bahar’a sarılmış. “Yavrucuğum ne oldu?” diye sormuş. Bahar onu rahatsız eden düşüncelerini anlatmaya başlamış. “Oyuncak ayına isim verdiğimiz gibi rahatsız edici düşüncelerine de isim verebiliriz” demiş annesi. “Benzer düşüncelerin olduğunda, tıkırtısından tanıyabilirsin böylece.” Rahatsız edici düşünceler geldiğinde artık onları tanıyormuş. 

      2.Terapötik Hikâye

      YAVRU KUŞUN TEDAVİSİ

      “Tedavi süreci destek konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Büşra Çalışkan Binici, Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Büşra Çalışkan Binici, Psikolog

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Bazı çocuklar yaşadıkları hastalık ve tedavi süreçlerinde duygularını anlamakta ve ifade etmekte zorlanabilirler. Kendilerini kaygılı, korkmuş, üzgün ya da güvensiz hissedebilir; süreçte karşılaştıkları belirsizlikler nedeniyle endişe yaşayabilirler. Tedavi sürecinin uzunluğu, yaşanan değişimler ve bilinmeyen durumlar çocukların iç dünyasında zorlayıcı duygular oluşturabilir. Bu süreçte çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, güven duymak ve duygularını rahatça paylaşabilecekleri destekleyici bir ortamda bulunmaktır. Sevgi dolu ilişkiler, sabırlı bir yaklaşım ve güven veren destekler çocukların iyileşme sürecini güçlendirebilir.

      Bu terapötik hikâye, çocukların hastalık ve tedavi süreçlerinde ortaya çıkan kaygı, korku, üzüntü ve belirsizlik gibi duygularını tanıma, anlamlandırma ve ifade etme süreçlerini ele almaktadır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bir gün yavru kuş uçarken ağaca çarpmış. Canı çok acımış. Annesi ve babası onu Doktor kuşun yanına uçurmuşlar. Doktor kuş, yavru kuşu muayene etmiş. Sonra ona durumu açıklamış: “Biliyor musun yavru kuş kanadın kırılmış. İyileşmen için Kuş hastanesinde bir süre tedavi olman gerekecek.” demiş. Yavru kuş şaşırmış. Annesine sarılmış. Annesi “Biz de yanında olacağız.” deyince biraz rahatlamış. Babası “Tedavide sana özel ilaçlar verilecek. Ufak iğneler yapılacak.” demiş. 





      3.Terapötik Hikâye

      ÖLÜM NE DEMEK?

      “Yas sürecine destek konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 

      Emine Ergen Gürbüz, Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt.

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Emine Ergen Gürbüz, Uzm. Psk. Dnş. ve Rehber Öğrt.

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

       

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA 

      Yas süreci, çocukların bir kaybın ardından yaşadıkları duygusal değişimlere uyum sağlamaya çalıştıkları doğal ve zorlayıcı bir süreçtir. Her çocuk kaybı farklı şekilde deneyimler ve bazı çocuklar yaşadıkları duyguları anlamlandırırken daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilirler. Bu süreçte çocuklar üzüntü, korku, öfke, yalnızlık ya da güvensizlik hissedebilirler. Çocuğun yaşadığı duyguların anlaşılması, duygularını ifade etmesine alan tanınması ve güven veren bir yaklaşımla desteklenmesi, yas sürecinin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olabilir. 

      Bu terapötik hikâye, çocuğun kayıp ve yas süreciyle ilgili yaşayabileceği kafa karışıklıklarını anlamlandırmasına ve duygularını güvenli bir şekilde ifade edebilmesine destek olmak amacıyla hazırlanmıştır.

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Günlerden bir gün babası kaza yapmış. Birkaç gün hastanede kalmış. Kaan endişelenmiş. Annesi saçlarını sevmiş. "Babanın durumu maalesef kötü. Doktorlar iyileştirmeye çalışıyorlar." demiş. Kaan annesine sarılmış. Birlikte ağlamışlar. Birkaç gün sonra annesi; "Doktorlar çabalamışlar ama iyileştirememişler. 

      Maalesef baban öldü yavrucuğum." demiş. 

      Kaan ölümün ne olduğunu tam bilmiyormuş. Ama babasını göremeyeceğini tahmin ediyormuş. Annesine sarılarak çok ağlamış. Birkaç gün sonra sakinleşmiş. Annesinin dizine yatmış. "Anne ölüm ne demek?" diye sormuş. Annesi açıklamış: "Yavrucuğum ölüm hayatın sona ermesidir. Ölünce bedenimiz hareket edemez. Canlılar doğar, büyür ve ölür." 

       




      4.Terapötik Hikâye

      TAT DEDEKTİFİ 

      “Çocuklarda iştahsızlık süreci konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 
      Gonca Nur Demir

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Gonca Nur Demir

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Bazı çocuklar yeni yiyecekleri denemekte zorlanabilir, bazı tatlara karşı mesafeli davranabilir ya da yemek zamanlarında kaygı yaşayabilirler. Çocuklar bazen yiyeceklerin kokusundan, dokusundan ya da tadından rahatsız olabilir; bu durum onların yemek saatlerinden kaçınmalarına veya sınırlı yiyecek tercih etmelerine neden olabilir. Yeni tatlarla karşılaşmak çocuklar için zaman zaman zorlayıcı bir deneyim haline gelebilir. Bu süreçte çocukların anlaşılmaya, zorlanmadan desteklenmeye ve güvenli bir şekilde yeni deneyimler yaşamaya ihtiyaçları vardır

      Bu terapötik hikâye, çocuğun yeni yiyecekler ve farklı tatlarla ilgili yaşayabileceği kaygıları ve soru işaretlerini anlamlandırmasına destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Bir gün Akif kendini çok yorgun hissetmiş. Ailesi onu doktora götürmüş. Doktor gülümseyerek sormuş: “Akif, iyi beslenmek ne demek, biliyor musun?” Akif düşünmüş, sonra cevaplamış: “Çok yemek yemektir.”
      Doktor başını sallamış: “Aslında çok yemek faydalı değildir. Vücudunun ihtiyacı kadar yemen yeterlidir.”

      “Doyduğunu hissettiğinde, işte o zaman tamamdır.” Sonra bir soru daha sormuş: “Akif sen tat dedektifini duydun mu hiç?” Akif şaşırmış: “Tat dedektifi mi? O da kim?” Doktor gülümsemiş: “O, dilimizin içindeki gizli dedektiftir! Bir lokma aldığında hemen göreve başlar. Tatlı mı bu? Hmm, ne güzelmiş! Aaa, şimdi de ekşi bir tat geldi — yoksa turşu mu bu?” “Tat dedektifi her lokmada yeni lezzetlerin izini sürermiş.”




      5.Terapötik Hikâye

      ELIF AYRILIĞA ALIŞIYOR

      “Ayrılık kaygısıyla başa çıkma konulu terapötik hikâye ve terapötik etkinlikler” 
      Merve Araç, Klinik Psikolog

      YAYINA HAZIRLIK 

      Yazar: Merve Araç, Klinik Psikolog

      Katkıda Bulunanlar: Dr. Mehmet Teber ve Öğr. Gör. Çoc. Gel. Uzm. Elif Konar Özkan
      Yayın Editörü: Klinik Psikolog, Talha Tolunalp

       

      YAYIN İÇERİĞİ HAKKINDA

      Ayrılık kaygısı, çocukların kendilerini güvende hissettikleri kişiden ayrıldıklarında yoğun kaygı ve endişe yaşamalarına neden olabilen bir durumdur. Çocuklar ayrılık sırasında ağlama, yalnız kalmak istememe, korku yaşama ya da sürekli yanında birini isteme gibi tepkiler gösterebilirler. Bu durum zaman zaman hem çocuklar hem de ebeveynler için zorlayıcı olabilir. Ayrılık kaygısı yaşayan çocuklar kendilerini güvensiz hissedebilir ve yeni ortamlara uyum sağlamakta zorlanabilirler. Çocukların bu süreçte anlaşılmaya, güven duymaya ve duygusal olarak desteklenmeye ihtiyaçları vardır.

      Bu terapötik hikâye, çocuğun ayrılık kaygısı ile ilgili yaşayabileceği korku, endişe ve soru işaretlerini anlamlandırmasına destek olmak amacıyla hazırlanmıştır. 

      Terapötik olarak hazırlanmış hikâye, uzmana, eğitimciye ve ebeveyne konu hakkında öneriler, etkinlikler ve konuya özel söyleşi programı yer almaktadır.

      TERAPÖTİK HİKÂYE HAKKINDA

      Elif’in bir özelliği varmış. Odada tek kaldığı zaman rahatsız oluyormuş. Tek kaldığını fark edince hemen annesinin yanına gidiyormuş. Gece uyurken annesini istiyormuş. Annesini göremediği zaman başına kötü bir şey geleceğini düşünüyormuş. 

      Anne babası Elif’in neden böyle davrandığını anlamak istemişler. Okuldaki rehber öğretmene gitmişler.

      Öğretmen annesinin anlattıklarını dinlemiş.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.